KİM YAZIYOR / DERGİ / KİTAP / REHBER / İLETİŞİM / ABONELİK / KART / DEFTER / MEKTUPLUK / BASIN / SSS / AJANDA / D.E.K.R / HABER / HİÇ KİMSE

Halil Gökhan
Denemeler
1999-2010
154 sayfa
2011
Dünyada ve büyük insan yürüyüşünü kucaklayan, tartan ve ısıran yeni bir “devir” yüzyılının başında galiba sadece araçlardan, mesajlardan ve görüntülerden söz ediyoruz. Sistemin, içeriğin ve öznenin bu sonunculara indirgenmesi az vakit almadı elbette; ama kesinlikle onların oluşumundan daha kısa sürede gerçekleşti bu indirgeme. Bilinçli-bilinçsiz, bütün sonuçlarıyla birlikte bu indirgemenin “büyük insan yürüyüşü”nün sadece bir kesiti olduğunu kabullenmek –ki endişenin tarihi bunun bir sapma olduğunda ısrarlı görünüyor- kozmik telaş içinde yenilik dinine (dogmasına) teslim olmanın bir çeşidi.
Abartmalar, heyecanlar; kuşku ve endişenin yeni maskeleri mi?
İnsanlığın ortak mirası olan yazısal belleğin başka partnerlerle komşuluğa zorlanarak yeni bir formla giydirilmesi (hipermetin) güzel yazma edimini de bir “ortak miras” çerçevesinde yer almaya mı zorlayacak?
Yazının Sıfır Derecesi’nin(*) ilk parodisi mi olacak “hipermetinin sıfır derecesi”?
Hipermetin yeni bir yazı mıdır? Yoksa söz, yazı sıralama ve saymasının son ayağı mı?

Hazırlayan: Halil Gökhan
50 çağdaş yazarla söyleşi
En çok sevdikleri yazarlar, eserlerinden en iyi pasajlar, eleştiriler
Sürpriz ekler
750 sayfa
2011
2 Yıllık
ÖNSÖZ
Gelenlere Sıradakilere
Çocukluğumdan kalma hayal meyal bir imge-kitap NASIL YAZIYORLAR? Siyah
kapağı ve içinde –belki yazar babamın da sayfalarının bulunduğu ya da
bulunmuş olmasını isteyebileceğim- o dönemin birçok yazarının kaleme
aldıkları yazılar. Soluksuz olmasa da dönüp dönüp tek tek okumuş olmalıyım
yazarların sırlarını ve o kitabı elimde bırakmadığım dönemde karar vermiş
olmalıyım yazar olmaya…
Okullar, kişilerin birbirlerine zamanın deneyimlerini anlatmayı bıraktıkları
sırada ortaya çıkmış olmalı. Bu deneyimleri kontrol altına almak, bastırmak
ve bir disipline çevirmekten sıkıldığı anda da insanlar yeniden okulsuz ve
anlatmanın yer aldığı deneyimlere kendilerini bıraktılar. Modern anlamıyla
yazmak, okulsuz ve kişisel deneyimlerin anlatıldığı bir dönemin gizemli
eylemi hâlâ. Yazarın “Nasıl Yazıyorum?” dediği anda bile yeni şeyler
öğrenebileceği ilginç bir deneyim.
Bu deneyimi kabuğundan çıkarmak, çoklu seslere dönüştürüp bir kitap yapmak
istedik. Sözün, yaratmaya dair izler bırakarak yazıya dönüştüğü süreci yarı
mesleki yarı da amatör olarak gözlemlemek. Gelenlere, sıradakilere anlatmak
için nasıl yazdığımız…
HALİL GÖKHAN