Bookmark and Share
YAZIYOR

KİM YAZIYOR  /  DERGİ  /  KİTAP  /  REHBER İLETİŞİM  /  ABONELİK  /  KART  /  DEFTER  /  MEKTUPLUK  /  BASIN   /  SSS   /  AJANDA  /  D.E.K.R  /  HABER  /  HİÇ KİMSE  

“TELİF HAKLARI”NDA DOĞRU BİLDİĞİMİZ 10 YANLIŞ



 


“Telif Hakları”nda doğru bildiğimiz 10 yanlış


1) ‘Bir eserin herhangi bir yerinde “her hakkı saklıdır” yazmıyorsa, telif hakkı yoktur.’


Hadi canım!

Eskiden olsa tamam ama Bern Telif Hakkı Konvansiyonu’ndan beri neredeyse tüm ülkelerde tüm eserler koruma altında. Örneğin, ABD’de 1 Nisan 1989’dan sonra üretilen her eserin, üzerinde uyarı bulunsun bulunmasın “her hakkı mahfuzdur.” Yasadan önce yayınlanmış bir eserin de sahipsiz olduğunu düşünmeyin sakın. Telif hakkı olup olmadığını öğrenmeden kopyalamaya ya da alıntı yapmaya kalkmayın. Aynı şey resim ve fotoğraflar için de geçerli. İzinsiz olarak indirdiğiniz veya taradığınız her resim, başınıza iş açabilir, dikkat edin. Ve unutmayın, bir eser, telif hakkı var gibi görünüyorsa, varmış gibi farz edin.

Bir eserin hakları genelde aşağıdaki şekilde garanti altına alınır:
"Copyright [tarih] by [eser sahibi]"
Ya da şu işaret kullanılır: ©

2) ‘Telif hakkını ödemezsem suç işlemiş olmam.’

Yok artık!
Telif hakkını vermeden bir eseri kopyalamanız suçtur. Sonuçta eserin ticari değerine zarar vermiş oluyorsunuz. Tabii, internetten müzik indirmek artık kanuna aykırı değil. Ama müzik indirmek sadece bir istisna. Eserin ticari değeri yoksa, işlediğiniz suç teknik bir konudan öteye geçmese de, eserin adil olmayan bir şekilde kullanımı da cezalandırılabiliyor.

3) ‘Eser internette yayınlanmışsa, artık halka mal olmuştur.’

Hoppala!
İnternette gördüğünüz eser üzerinde sahibi tarafından eklenen “kamuya bağışlanmıştır” ibaresi olmadığı sürece, yazı veya fotoğrafın kamu malı olduğunu söyleyemeyiz. İnsanların, yazılarını, resimlerini veya videolarını internette yayımlamaları, onları halka bağışladıkları anlamına gelmez! Kendi blogunuzdan alınan yazıların başka bloglarda, başka kişilerce yazılmış gibi yayımlandığını düşünsenize!

Eserlerin telif hakkı süresi, uzun zaman geçtikten sonra dolsa bile aynısını, internet için söyleyemiyoruz.

4) ‘Kopyaladığımız eseri iyi niyetle kullanıyorum.’
Ama kime göre iyi niyet?


İnanmıyorum!
Bir eserden alıntı yapıp, bir parodide, haberde, raporda, araştırmada veya ödevde, referans vererek kullanacaksanız, yazardan izin almanıza gerek yok. Telif hakkı yasası, sizin eğitim, sanat ve bilim hakkınızı engellemez elbette. Diyelim ki Guardian’daki bir köşe yazısını eleştirmek için bir kısmını alıntıladınız. Bu iyi niyetli bir kullanım. Ama ya eserin ticari değerine zarar verecek bir girişimde bulunduysanız? Örneğin, köşe yazınızı yetiştiremediğiniz için New York Times’tan bir yazıyı, birkaç kelimesini değiştirerek kendi köşenizde kendi isminizle yayınladıysanız? İşte orda durun! Buna iyi niyet diyemezsiniz. Bir siteyi eleştirmek için oradan alıntı yapmakla, oradan “araklama” yapıp kendinize ait yeni bir şeyler üretmek bir tutulamaz.

5) ‘Telif hakkınıza sahip çıkmazsanız, onu kaybedersiniz. Birisi çıkar sizin eserinizin telif hakkını alır.’

Vay canına!
Bugünlerde, siz kendi rızanızla bir eseri başka birisine vermediğiniz sürece, böyle birşey mümkün değil. İsim hakları da öyle. Tutup da bir havayolu şirketinin adını, kendi havayolu şirketinizde kullanamazsınız. Ancak, özel bir isim olmadığı sürece, cins isim adlarını istediğiniz yerde kullanırsınız. Sözgelimi, kentte bir Ahmet Mandıralıoğlu kasaplar zinciri varsa, siz o isimde bir işyeri açamazsınız ama etrafınıza bakın, birbiriyle ilgisi olmayan ne kadar çok Şen Kasap olduğunu göreceksiniz. Çünkü Şen, alelade bir isim.

DEVAMI için tıklayınız...